Millî Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik’in 24 Kasım
Öğretmenler Günü sebebiyle, öğretmenlere gönderdiği mektup;
Sevgili Meslektaşım,
Yine bir “Öğretmenler Günü”nü sizinle beraber yaşamanın mutluluğu ve
hazzı içerisindeyim.
Öğretmenlik mesleğini büyük bir özveri ve gururla yapmakta olduğunuzun
farkındayım. Yetiştirdiğimiz neslin 2040’lı- 2050’li yılları şekillendirmeye
aday olacak nesil olduğunu unutmadığınızı ve kısıtlı imkanlar çerçevesinde
hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan görevinizi ifa ettiğinizi biliyorum.
Yaşadığımız çağ bir değişim çağı. Öyle bir çağ ki toplum, teknoloji,
bilgi, ihtiyaçlar, sorunlar sürekli değişiyor ve biz öğretmenler zor koşullar
altında hem değişimleri takip ediyor, hem de bu değişimleri öğrencilerimize
aktarmaya çalışıyoruz. Bunun için okuyor, araştırıyor kendimizi geliştiriyoruz.
Eğitimin hangi basamağında olursak olalım değişen çağa göre hareket etmek
gerektiğini biliyoruz.
Sevgili öğretmenler,
Bu çerçevede; Rönesans döneminde başlayıp Endüstri çağında da devam eden
“öğrenciye olabildiğince fazla bilgi yükleme anlayışı” yerini yeni yöntemlere
bırakmıştır.
Bu yöntemlerin odağında da öğrenci merkezli eğitim
anlayışı yer almaktadır. Biz müfredatı hazırlarken de bu yaklaşımı göz önünde
bulundurduk. Çoklu zeka anlayışı çerçevesinde öğrencilere göre yeni model
geliştirilmesi yeni yaklaşımımızın ana temasını oluşturuyor.
Bu değişim yolunda Büyük Önder Atatürk’ün şu
sözleri, bizlere yol gösterici oldu;
“Çocuklarımızı artık düşüncelerini hiç çekinmeden açıkça
ifade etmeye, inandıklarını savunmaya, buna karşılık da başkalarının samimi
düşüncelerine saygı beslemeye alıştırmalıyız. Aynı zamanda onların temiz
yüreklerinde vatan, millet, aile ve yurttaş sevgisiyle beraber doğruya, iyiye ve
güzel şeylere karşı sevgi ve ilgi uyandırmaya çalışmalıdır. Bence bunlar, çocuk
terbiyesinde ana kucağından en yüksek eğitim ocaklarına kadar her yerde her
zaman üzerinde durulacak önemli noktalardır. Ancak bu suretledir ki çocuklarımız
memlekete yararlı birer vatandaş ve mükemmel birer insan olurlar.”
Atatürk’ün yıllar önce söylediği memlekete
yararlı, ideal birey, ideal vatandaş ve ideal insanlara, sizlerin sonsuz
çabaları ve değişen eğitim sistemimizle hep birlikte ulaşacağız. Öğrencilerimize evrensel bilgileri verecek, bu
evrensel bilgileri yerel potada eriterek özümsemelerini sağlayacağız. Yani çocuklarımız bizi biz yapan, bizi
başkalarından farklı kılan özelliklerimiz ve güzelliklerimizle donatılırken
evrensel değerlerin farkında olacaklar ayrıca küresel bir dünyada yaşadıklarını
ve yaşamaya devam edeceklerini unutmayacaklar.
Bu yeni model sayesinde çocuklarımıza “öğrenmeyi öğreteceğiz”. Bunu da sevgiyle
yapacağız. Eleştirel düşünceyi aşılacağız onlara. Bilimsel merak duygularını
perçinleyeceğiz. Böylelikle insan yetiştirmenin güzelliği ile kendimizde
bulduğumuz “özgüven” duygusunun onlarda gelişmesine de şahit olacağız.
Hepimiz biliyoruz, milletlerin varlığını devam ettirmesi, gelişip
kalkınması, öncelikle iyi yetişmiş, nitelikli insan gücüne bağlıdır. Nitelikli
insan yetiştirmek de eğitim kurumlarının ve biz öğretmenlerin işidir. Topluma
yön verici konumda olmak kolay
değildir, ancak araştıran, sorgulayan açık fikirli insanlar topluma yön verir
veya topluma yön verebilecek insanları yetiştirir.
Hepimiz hatırlarız çocukluğumuzda iyi bir iş sahibi olmak, topluma yön
veren makamlara ulaşmak için kurduğumuz hayalleri. Herkesin takdir ettiği,
yaptıklarıyla öne çıkan insanlardan biri olmak isteğimizi. Şimdi hepimiz birer
öğretmeniz. Türkiye’nin farklı yerlerinde farklı statülerde eğitimcileriz. Zor
şartlar altında, çoğu insanın yüceliğinin farkına bile varamadığı bir işle
uğraşıyoruz. Zaman zaman toplumun bizi
yeteri kadar önemsemediğini düşünsek de mesleğimizin manevi hazzı ile yaşıyoruz.
Her
şeye rağmen başı dik, alnı açık, dogmatik düşüncelerden uzak, eleştiren, düşünen
yönlerimizle sadece öğrencilerimize değil tüm topluma örnek oluyoruz.
Değerli Öğretmenler,
Gelir düzeyinizin arzuladığımız seviyede olmadığını, özlük haklarınızın
daha da iyileştirilmesi gerektiğini
biliyorum. Bir öğretmen olarak yapmak istediklerinizle elinizdeki imkânların
örtüşmediğini, öğrencilere örnek olabilmek, sağlıklı bir eğitim verebilmek için
iç huzurunuzun, refah seviyenizin daha iyi olması gerektiğinin de bilincindeyim.
Merkezî bütçeden bakanlığımıza ayrılan payı son yılların en yüksek
düzeyine çıkarmayı hedefledik ve bu hedefimize ulaştık. Bu dönemde
öğretmenlerimizin özlük haklarının iyileştirilmesi ve statülerinin yükseltilmesi
için ek ders ücretlerinde kayda değer bir artış sağladık ancak bunları yeterli bulmuyoruz . Sizlerin
refah ve huzur içinde yaşaması, daha iyi şartlarda eğitim vermenizin bilinciyle
refah seviyenizin arttırılması için çalışmalarımız sürüyor.
Ülkemiz şartlarında bu hedefe ulaşmanın çok da kolay olmadığını yılların tecrübesiyle
biliyorsunuz. Ancak mevcut şartları zorlayarak yapılabileceğin en iyisini
gerçekleştirme konusundaki kararlılığımız devam etmektedir.
Kıymetli öğretmenim,
Bakanlık olarak eğitim sistemimizin
iyileştirilmesi için pek çok çalışma yaptık. Derslik sayısının artırılması, öğretmen açığının giderilmesi, öğretim
programların çağdaş anlayışa ve çağın gereklerine uygun hâle getirilmesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında not
sistemi ve sınavlarla ilgili yaptığımız düzenlemeler, okullarımızın
bilgisayarlarla donatılması, ders araç ve gereçlerinin çeşit ve nitelik
bakımından iyileştirilmesi, Bakanlığımızın çeşitli kurum ve kuruluşlarla
ortaklaşa yürüttüğü eğitim projeleri bunlar arasında sayılabilir. Eğitim adına
yaptığız bu tür çalışmalar önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir. Ancak
tüm bu yapılanların anlam kazanması, beklenen faydayı sağlaması sizlerin gayreti
ve desteği ile mümkün olabilir. Çünkü
eğitimin en önemli unsuru siz değerli öğretmenlersiniz. En gelişmiş ülkenin eğitim alanında yaptığı
uygulamaları ülkemize aktarsak da bu sistemi başarıya ulaştıracak olanlar yine
siz öğretmenler olacaksınız .
Unutulmamalıdır ki, öğrenme-öğretme işi mekanik
bir süreçten ibaret değildir. Öğretmenle öğrenci arasındaki iletişim, öğrenme
sürecini olumlu yönde etkilemektedir. Bu nedenle eğitimde yeni sistemler
geliştirilmeli, yeni anlayışlar aranmalı, teknoloji etkin bir şekilde
kullanılmalı ancak öğretmende olmazsa olmaz olan insan sıcaklığı, sevgi, şefkat,
gözlerdeki gülümseme ve parıltının öğrenci üzerindeki olumlu tesiri hiçbir zaman
göz ardı edilmemelidir.
Şunu bilelim ki herkesin eserine bir kıymet, değer
biçilebilir ama öğretmeninkine asla…. Sizlerin de karşılaşacağınız tüm
zorluklarda her zaman yanınızda olacağımı bilmenizi istiyorum.
Aydınlık bir geleceği hep beraber inşa edeceğimize olan inanç ile
hepinizi sevgiyle selamlıyor 24 Kasım Öğretmenler Gününüzü kutluyor, şahsınıza,
ailenize, öğrencilerinize ve tüm sevdiklerinize sağlık, mutluluk ve esenlikler
diliyorum.